12 Kasım 2012 Pazartesi

Akıl her yaşta lazım!!

Hayatımda ilk defa kendimi olduğum yaşta hissediyorum, belki de daha fazla... Bu seneye kadar 19, bilemedin 20 yaşımı geçememiştim. İnsan olduğu değil hissettiği yaştadır klişesini ergenken anlamaz hatta saçma bir avuntu gibi görüp gülerken aynı  hisse ben de kapılmaya başlamıştım 24-25 yaşlarından itibaren :P Şimdi 30 yaşında bir kadın ve anneyken ilk defa kendimi bu yaşta hissediyor ve işin ilginci bundan haz alıyorum. Evet yaşlanmaktan deli gibi korkuyorum şu anda :( Hem de yıllardır...Ama şu andaki yaşım, yaşadıklarım, hissettiklerim bana garip bir haz veriyor. Artık tam bir yetişkin oldum diyebiliyorum :) Tam bi kadın... Anne...
30 yıl boyunca yaşadığım, etrafımda eşin-dostun yaşadığı  şeylerin bana kattığı hayata bakıştan gurur duyuyorum :)) Geçmişte yaptığım hatalara bakıp bazen gülüyorum kendime, bazen utanıyorum yaptığım aptallıklara, bazen de kızıyorum... Ama herşeye minnettar olmalıyım ki şu anda gurur duyduğum beni ortaya çıkardığı için. Geri dönsem o toy ergenlik veya ilk gençlik yıllarına bazı şeyleri gene yaparım diyorum kendime. Ama yapmayacağım şeyler de var mesela!! Ancak dönemeyeceğime göre düşünmüyorum fazla, yaşanması gereken ufak tefek şeylermiş diyorum ;) Allah'tan büyük hatalar yapmadım şu hayatta :))) Kendi yaşadıklarımın tecrübesiyle etrafımdaki gençlerin hayatlarına bakınca uyarasım geliyor bazı konularda onları ama kim dinler ki beni ;P O yaşlarda ben de dinlemezdim zaten... Gençler dinlemezler ama dinleselerdi şu öğütleri verirdim onlara:
 1. Marjinal olacağım diye aptal saptal tiplere ve triplere girmeyin. Emin olun o kimlik bunalımı ve arayış krizleriniz geçince utanç verici olacaktır yaptıklarınız. Daha 25'inize gelmeden 16 yaşınızda çekildiğiniz fotoğrafları yakmak isteyebilirsiniz.
2. Aşk veya arkadaş, hiç kimse için olmadığınız biri olmaya çalışmayın. İnsanlar hayatınızdan gider ama siz her zaman sizde kalacaksınız. Ve inanın içinizde siz olmayan biriyle yaşayamazsınız.
3. Hayatınıza giren ilk erkeğin hayatınızın büyük aşkı olduğunu düşünüp onu kaybetmemek için abuk subuk herseyi yapmayın. Çok çok büyük ihtimalle bu kişi hayatınızın büyük aşkı değildir ve ayrılırsınız. Zaten olmasın da! Kim 16-17'sinde tanıştığı bir erkekle ömrünü geçirmek ister ki??
4. Hiçbir erkeği hayatınızın merkezine oturtmayın. Tabi onu siz doğurmadığınız  sürece :))
5. Kendiniz için çizdiğiniz imaja dikkat edin. Siz olgunlaştıkça değişirsiniz belki ama insanların aklında oluşturduğunuz imaj değişmeyebilir.Marjinallik tripleri sonrası yaşanan pişmanlık burada da hasıl olabilir sonradan.
6. Üniversitede çalışın, çok çalışın... Ama gezin de... Bir daha hiç üniversiteli olamayacaksınız.
7. Gençlik depresyon ve bunalımla harcanmayacak kadar kısa. Bunalım triplerine girip sosyal hayatınızı sabote edeceğinize, güvendiğiniz bir yetişkinden yardım alın. Faydası olacaktır.
8. Mümkün olduğunca fazla sosyal ortama girin, mümkün olduğunca fazla insanla tanışın ki insan sarrafı olabilesiniz.
9. Arkadaşlar iyidir ama aile gibisi de yoktur. Onları sakın ihmal etmeyin.
Ve, belki de söylenecek daha çok şey var ama son olarak şunu söylemek istiyorum. Hayallere sadece hayal ederek ulaşamazsınız!! Çabalayın, çok çalışın ve durmadan deneyin!! Aksi takdirde sadece güzel rüyalar görürsünüz.