İnsanları çeşitli şekillerde kategorize edebiliriz: uzunlar ve kısalar, zayıflar ve şişmanlar, bizden olanlar ve bizden olmayanlar, kitap okuyanlar ve kitap okumayan sadece televizyon izleyenler, ayakkabı sevenler, çanta sevenler vs. vs. diyeee...Ben bu ara insanları her işe burnunu sokanlar ve sokmayanlar olarak ikiye ayırıyorum.
Şimdi efendim bu aralar yorgunluktan mütevellit cinlerim ve ben pek bir haşır neşiriz. Başka zamanlarda aslında gülüp geçtiğim, hatta dalgaya ve komiğe vurduğum insan davranışları beni ve cinlerimi pek bir sinir etmekte. İnsanımız da başkasının işine karışmaya bayılır yaaaa, kimisi çok yememe taktı bu aralar ''Ay canııııım, maşallah sen de hep yiyosun hep yiyosun.'' diye espri yapıyor aklınca!! Kimisi işe makyajsız gittiğim için sitem ediyor, ağzını büze büze ''Bak canım, sen daha gençsin. Kendine bak, öyle kendi salmış kız kuruları gibi gelme işe.'' diyor. Hayy Allahım ben sabah evden zor çıkıyorum. Bir bardak su içemeden çıktığım günler oluyor :( Aç bilaç işe koşuyorum. Kahvaltımı bile simit poğaça neyse işte kuru kuru şeylerle iş yerinde yapmaya çalışıyorum ki bu arada da çok yediğim için eleştiriyi yiyorum, sen bana makyaj diyorsun!!! Allah Allah!! Sizin çocuklarınızı Fransız dadılar, İngiliz mürebbiyeler büyüttü galiba!
Şimdi yazının gidişatından da anlaşıldığı üzere, çok taze olmasa da yeni sayılabilecek bir anneyim ben. Çoğu işimi yetiştirmeyi beceremesem de hem çalışan hem de çocuğumu iyi bir şekilde yetiştirmeye çalışan bir kadınım. Benim minik 2 yaşına yaklaştı, kocaman çocuk oldu aslında ama bizim anne sütü maceramız hala devam etmekte :))))) Ve henüz ne ben ne de o bıktı bu maceradan... Ben hala bir anneyle bir evladın arasındaki en özel anların ve yakınlaşmaların emzirme sırasında yaşandığını düşünüyorum :) O minik yavrunun annesinin göğsünde yatarken bir yandan karnını bir yandan da ruhunu doyurması, anneyi de en anlatılmaz duygularla doldurur. Annenin de ruhu doyar böylece... Bu manevi hazzın yanında miniğin sağlığı için de anne sütünün paha biçilemez bir tarafı da vardır tabi ki. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir herkesin bildiği üzere. Mesela benim miniğe iki yıldır hiç antibiyotik kullanmamamızı hep anne sütüne bağlamışımdır.
Her neyse, sadede geleyim; bu aralar bu herşeye burnunu sokan insanlar diye kategorize ettiğim tipler bizim bu süt verme maceramıza takmış vaziyette :(( Etrafımdaki belli yaşı aşmış herkes tarafından yoğun baskı yiyorum süt vermeyi kesmem konusunda. Yok efendim çok büyümüş artık, zaten bu saatten sonra ona hiç faydası da yokmuş, hem iştahsızlığının tek nedeni de meme emmesiymiş, memeyi bıraktığı anda iştahı da açılırmış, daha fazla devam edersem bir daha hiç bıraktıramazmışım ıvır da zıvır :(( Teneffüslerde gider okula emzirirsin artık diye dalga geçen bile var!! Onun kendini annesine en yakın hissettiği, en huzurlu yer anne memesi. Emmeyi bıraktığı anda bir daha asla o kadar yakın olamayacağız gibi
geliyor bana da hem! Hala benim parçam gibi o, yani benim vücudumdan bir
şeyler onun gelişmesine katkıda bulunuyor, onu besliyor... Meme o çocuğun en tutkuyla bağlı olduğu şey şu anda hayatta, kolay mı ha deyince ayırmak onu koparır gibi :(( Hem bana da sorun bakalım bir, ben hazır mıyım acaba??

Ama sen onun annesisin.. aranizdaki bag hicbir zaman bitmeyecek.. ve elden ayaktan dussen bile annem o benim diyecek, Allah basimdan eksik etmesin diyecek.. senin ona vereceklerin sutunle sınırlı degil... ama en guzeli bir doktora danismak olabilir ne dersin? Buyuklerinde bi bildigi vardir belki.. bu arada ikinci gelirken birakirsan daha buyuk sucluluk hissedersin:))
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil